Ülkemizde her yıl orta öğretim kurumlarından mezun olacak ya da mezun durumdaki milyonlarca gence yükseköğretim olanağı sağlanmak eğitim sistemimizi zorlayan çok ciddi bir tehdit haline gelmiştir. Giderek artan ve her yıl bir öncekine göre daha da büyüyen bu sorun öncelikle mevcut devlet üniversitelerinin kapasiteleri artırılarak çözümlenmeye çalışılmış, ardından yurt geneline yayılan yeni üniversiteler açılmıştır.
6 Kasım 1981 tarihinde kabul edilen 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunuyla yapılan yeni düzenleme ile, 1981-1982 itibariyle 19 olan üniversite sayısı 70 tanesi faal olmak üzere 72 üniversiteye çıkarılmıştır.
Son yıllarda 1982 Anayasasının 130. Maddesine konan bir hükümle vakıf üniversiteleri bu soruna bir başka çözüm olarak gündeme getirilmiş ve vakıflar yolu ile üniversite kurma imkanı sağlanarak üniversiteler üzerindeki kamu tekeli kaldırılmıştır. Bu üniversitelerin kurulmasındaki temel amaç, devletin kendi kaynakları ile tam anlamıyla sağlayamadığı yükseköğretim imkanını vakıfların yaratması ve belirli maddi güce sahip olan öğrencilerin bu imkanlardan yararlanarak devlet üniversitelerine olan talebin azaltılması ve bu öğrencilerin yurt dışı eğitim arayışlarının önüne geçilmesidir.
Ancak gelişmeler bu doğrultuda olmamıştır. Özellikle vakıf üniversitelerinin sayılarının hızla artması, uyguladıkları yüksek ücret politikaları ile sadece belirli bir kesime yükseköğrenim şansı verdiği görüşü, bu üniversitelerin sadece birkaç büyük ilde toplanmış olmaları ve pahalı öğretim dallarında eğitim vermekten kaçınıp az harcama gerektiren alanlarda bölüm açmaları bazı vakıf üniversitelerinin asıl fonksiyonlarının dışına çıkmasına sebep olmuştur. Yükseköğretim sistemimize artı değer kazandırmaları beklenen bu üniversiteler öncelikle devlet üniversitelerinden yetişmiş, nitelikli öğretim kadrosunu çekip alarak devlet üniversitelerinin güç kaybetmelerine ve bu kurumlarda öğrenim gören öğrencilerin daha çok mağdur olmalarına neden olmuşlar ve “eğitimde eşitlik” ilkesini zedelemişlerdir.
Bu çalışma; vakıf üniversitelerinin Türk Yükseköğretim Sistemindeki yerini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Bu değerlendirmede vakıf üniversitelerinin amaçları, ağırlık verdikleri programlar, öğrencilerin ve bu kurumlarda görev yapan öğretim görevlilerinin bu üniversiteleri seçme nedenleri, bu üniversitelerin bulunduğu iller, bu üniversitelerde yürütülen eğitimin niteliği, bu üniversiteleri tercih eden öğrencilerin sosyal profili, vakıf üniversitelerinin akademik personel ihtiyaçlarını karşılama şekli, bu üniversitelerden mezun olan öğrencilerin genel niteligi ve iş bulabilme imkanları, ve bu üniversitelerdeki lisans üstü çalışma imkanları araştırılmıştır.
Araştırmadan elde edilen sonuçlardan bazıları şöyle özetlenebilir:
Bu üniversitelerde görev yapmakta olan öğretim elemanlarından üniversitelerinin ağırlık verdiği amaçları önem sırasına göre sıralamaları istendiğinde birinci tercih olarak “iyi bir öğretim sağlayarak çeşitli meslek ve hizmet alanlarına seçkin, kaliteli eleman yetiştirmek”, diğer ağırlıklı tecih olarak da “Türk eğitim sistemi içindeki öğrenci fazlalığına yükseköğretim imkanı sağlamak” olduğunu belirtmişlerdir.
Vakıf üniversitelerinin devlet üniversiteleri ile kıyaslandığında daha çok hangi programlara ağırlık verdikleri sorusuna araştırmaya katılanlar ağırlıklı olarak ekonomi-işletme, bunu takiben tıp ve mühendislik alanları olduğunu belirtmişlerdir.
Öğrencilerin vakıf üniversitelerini seçmelerindeki temel nedenin devlet üniversitelerine giremedikleri olduğu, bir diğerinin ise bu üniversitelerin daha iyi eğitim kadrolarına sahip olmaları olarak belirtilmiştir. Bu üniversiteleri tercih eden öğrencilerin büyük kısmı ortanın üstü toplumsal kesimden gelmektedir.
Öğretim elemanlarına vakıf üniversitelerini tercih etme nedenleri sorulduğunda ise öncelikli nedenin vakıf üniversitelerinin uyguladıkları yüksek ücret politikası olduğu, diğerinin ise bu kurumların daha çağdaş ve yeterli oldukları şeklinde görüş bildirmişlerdir. Ayrıca bu kurumlarda görev yapmakta olan öğretim elemanlarının büyük bir kısmının devlet üniversitelerinden sağlandığı belirtilmiştir.
Araştırmaya katılanlar vakıf üniversitelerinde yürütülen eğitimin niteliğinin devlet üniversitelerinden daha iyi olduğu belirtilmiş, ancak bu üniversitelerin mezun olan öğrencilerinin nitelikleri ve iş bulabilme imkanları hakkında çok fazla fikir sahibi olmadıklarını ifade etmişlerdir.
|