Ana Sayfa    
Yer ve Tarih    
Sponsorlar    
İletişim    
 
 

Son Güncelleme : 09 Eylül 2004
© 2004, Fatih Üniversitesi, İstanbul
    Bildiri Özetleri
ÜNİVERSİTENİN NELİĞİ, AKADEMİK ÖZGÜRLÜK VE ÜNİVERSİTE ÖZERKLİĞİ
Günay, Durmuş
Prof. Dr., Zonguldak Karaelmas Üniversitesi
Zonguldaki Türkiye
dgunay@hotmail.com

Bu çalışmada mahiyeti (neliği) bağlamında akademik özgürlük (academic freedom) ve üniversite özerkliği (university autonomy) felsefi bir tutumla ele alınacaktır.Üniversitenin neliği ile çokça tartışılan özerklik ve özgürlük kavramları açıklığa ve seçikliğe kavuşturulmaya çalışılacaktır. Felsefedeki/mantıktaki bir kavramın kaplamı ve içlemi ile özgürlük ve özerklik arasında bir analoji söz konusudur. Özgürlük; hem akademik faaliyetin sınırlarını hem de sonuçlarını dile getirmenin sınırlarını belirleme serbestliğidir. Kısacası akademik faaliyetin sınırları veya kaplamı ile ilgilidir. Özerklik ise akademik faaliyet alanının kendisini (veya içlemini) seçme serbestliğidir. Özgürlük bir anlamda ifade hürriyeti, özerklik ise irade hürriyeti anlamındadır.
Üniversite; (a) bilgiyi üretir, (b) öğretir, c) sunar ve (d) yayar. Bu dört fonksiyon (F), üniversitenin varoluş sebebi, işlevleridir. Bilgi üretme işlevini araştırma-geliştirme (AR-GE) faaliyetiyle, öğretme işlevini eğitim-öğretim faaliyetiyle, sunma işlevini topluma danışmanlık yapma, ve yayma işlevini yayın yapmak suretiyle yerine getirir.

Üniversite ortalama (sıradan) insana kültürlü bir şahsiyet ve mesleğinin ideal bir üyesi olmayı öğreten bir kurumdur”. Kültür bilimsel bilgi de dahil her türlü bilginin yetiştiği zemindir, topraktır.Bilgiyi bir ağaca benzetirsek, bilgi ağacı kültür zemini üzerinde büyür. Üniversite öncelikle eğitim verdiği insana kültür kazandırmalıdır. Kültür çağın hayati fikirler sistemidir.
Bilim araştırmadır. Araştırma sonucunda çözüm elde edildikten sonra yapılacak hiçbir şey bilim değildir. Çünkü; bilim daha önce bilinmeyen (mevcut olmayan) bir bilgi ortaya koymaktır. Bilim keşiftir. Bilineni öğretmek ya da öğrenmek sahici anlamda bilim değildir
Üniversite: Bünyesinde bulundurduğu programlarda, yüksek düzeyde eğitim-öğretim vererek ülkenin ihtiyaç duyduğu uluslararası niteliklere sahip insan gücü yetiştiren, uluslararası ölçütlerde araştırma-geliştirme ve innovasyon [yenile(n)me] yapabilen, bilim ve teknoloji üreten; ulusal ve uluslararası yayın organlarında yayım yapan ve toplumun sorunlarına bilgi ve danışmanlık desteği verebilen, fakülte, enstitü, bölüm ve benzeri birimlerden oluşan, kamu tüzelkişiliğine sahip; özerk, özgür, yetkin ve etkin bir yükseköğretim kurumudur.
Yukarda kullanılan yetkinlik teriminin işaret ettiği kavramın anlamı, bir eğitim programının o programın gerektirdiği uluslararası asgari standartları yerine getirebilir düzeyde olmasını (akredite olmasını) ve etkinlik terimi ise bunun sürdürülebilir olmasını ifade etmektedir. Üniversite, Herakleitos’un felsefesine en çok uyan varlıktır denilse yeridir. Üniversitenin tüm faaliyetleri, “varlığın özünün oluş” olduğunu kabul eden, Herakleitos’un “her şey akar” ifadesiyle dile getirdiği ilkeye dayalı olarak yürütülmelidir. Akademik hayat süreklilik ister, sürekli bir akış halinde, duraksamadan ve duraklamadan sürdürülmelidir. Akademik hayat, bisiklet hareketinde olduğu gibi, hareket halinde varolabilir ancak. Yukarda “etkinlik” kavramıyla belirtmek istediğimiz, yetkinliğin sürekli kılınması, yetkinliğin akış halinde sürdürülmesidir.
Bir programın yetkinliği, bağımsız akreditasyon kurumları tarafından akredite edilerek kurumsal bir nitelik kazanmıştır. Etkinlik ise, akreditasyon değerlendirmesinin belli peryotlarla tekrarlanarak, yetkinlik durumunun sürdürüldüğünün ortaya konulması ile belirlenmektedir. Üniversite, varolduğundan günümüze değin tarihi süreç boyunca çeşitli değişim ve dönüşümlere uğrayagelmiştir. Üniversitenin anlamına medresenin anlamı değişmezcesine sinmiştir. Medrese teriminin kökü “ders” tir. Günümüzde de akademik faaliyet, özellikle eğitim alanındaki her türlü faaliyet, dersi esas alarak tanımlanan birimlere dayanmaktadır.
Üniversite; günümüzde de teknoloji, küreselleşme ve rekabet dinamiklerinin etkisiyle yepyeni bir dönüşüm yaşamaktadır.
<< Geri